
iyi ile kötü iç içedir
Namı önce yöresine sonra tüm bölgeye ve hatta yurda yayılmış gözünü budaktan sakınmayan bir yiğit efe, Kerimoğlu Ali. Yanlış yapanı, ötesini düşünmeden vuran, doğruların yanında biri. Yokluktan, kimsesizlikten gelmiş, yüreğinin genişliğiyle ve elinin tezliğiyle adalet sağlamaya çalışıyor.
Kaç kişiyi öldürdüğü belirsiz ve bunun acısını her seferinde hisseden hatta ölümüne cenaze namazı istemeyen dağların yörük efesi Kerimoğlu’nun yaşam öyküsü.
Heyecan her satırda dorukta. Bazen yaptıklarına hak verirken bazen yaptıklarını sorguluyorsunuz.
Kitabın dili akıcı. Rahat okunuyor. Arada yöresel terimler kullanarak yazar okuyucuya o sözcüklere aşinalık kazandırıyor.
Mangal yürekli, doğru bildiğinden şaşmayan Kerimoğlu Ali’nin yaşadıklarını bir çırpıda okumak isteyeceksiniz. Kâh üzülecek kâh sevecek ama bir nefeste okuyup bitireceksiniz.
