Yazılar Hero
Yoksul yalnızdır, para güçtür

Yoksul yalnızdır, para güçtür

Banu ÇİÇEK

Okurun görüşü

Fakir Baykurt’un Anadolu insanını, yaşamını, yokluğunu, tam da o zamanların diliyle anlattığı bir hikâye olmuş Irazca’nın dirliği.

Elde yok, avuçta yok, tek sığındıkları devlet diye bildikleri jandarma çavuşu da zenginden yana olunca yapayalnız kalan, muhtarın ayağının altında ezilen köylü.

Gün boyunca tozun toprağın içinde debelenip tüm sene onu yiyen, kendi hakkını savunacak kimsesi olmayan gariban bir aile, Kara Ailesi.

Köyde sözü geçen muhtarın oğlu ve onun en yakın arkadaşı bir gün Ahmet’i hayvan güderken kandırıp namusuyla oynarlar. Korkudan sessiz kalan çocuk, sadece annesi ve babaannesi Irazca’ya derdini döker. Döker ama içindeki yangın hiç sönmez, susar, konuşmaz, yemez, içmez.

Olayı yapanların böbürlenerek anlattığını köy içinde duyan Irazca kadın, dayanamaz ve oğluyla torununu Kaymakam’a gönderir. Kaymakam onlara her türlü yardımı yapar, savcılık suçluları yakalayıp hapse tıkar.

Para yedirmeye ve yemeye alışmış muhtar, oğlunu kurtarmak için karakola gider, altın vererek anlaşır. Karakol çavuşu Irazca’nın oğlunu çağırıp bir kağıt imzalatır. Okuması olmayan oğlan şikayetini geri aldığından bihaberdir.

Muhtar’ın oğlu ve yandaşı ellerini kollarını sallayarak çıkarlar ancak artık daha da güçlüdürler. Kimsesiz ve yoksul Kara ailesinin etrafında dolanırlar, tahrik ederler. Kışkırtırlar. Küfürlere kayıtsız kalamayan Bayram, onlarla kavgaya tutuşur. Yardıma yetişen Irazca kadın ve gelini kavgayı ayırmaya güç yetiremezler. Muhtarın oğlu bir sopayla Bayram’ın başına olanca gücüyle vurur. Tüm köy başlarına toplanınca ancak ayrılırlar. Ömer’i ölü zanneden Muhtar, cesetlerden kurtulmayı bile düşünür.

Neyse ki Bayram yaşıyordur, ağır yaralı Bayram önce ilçeye, oradan ile gönderilir. Aylarca hastanede yatar. Muhtar’ı oğlu ve arkadaşı tutuklanırsa da, Kaymakam bir sebepten sürülünce yine salıverilir. Devamı okunmalı.

Son söz. İlk defa okuduğum Fakir Baykurt romanı. Başlangıç sayfalarında dili çok yabancı gelmişti. Anlamını bilmediğim sözcükler ve yöresel şive ile yazılmıştı. Okuduğumu anlamak için duraksadığım, dönüp birkaç defa okuduğum yerler oldu. Yine de bıkmadım ve bir noktadan sonra alıştım. Çok beğendiğimi söyleyebilirim, diğer kitaplarını da okumayı hedefliyorum.

Önemle okunmasını ama sindire sindire okunmasını tavsiye ederim. Fakir Baykurt, o dönemi gözümde tamamen canlanmasını sağladı. Bitirdikten sonra Cumhuriyet rejimine ve önderim Mustafa Kemal Atatürk’e saygım ve minnetim arttı.

Yazarın İç Anadolu’daki köylünün acınası hallerini, güvenecek kimsesi olmadığını, elinde güç olanın kendi çıkarını düşündüğünü ve yoksulu nasıl ezdiğini anlatan bir roman.

Velhasıl kelam, insanoğlu yalnızdır ve para güç demektir. Paran yoksa kaba kuvvetsiz bir çözüm olan kaçmayı aslında yeni bir hayat kurmayı seçersin. Bazısına göre de korkaklar kaçar, kalıp kanının son damlasına kadar savaşırsın. Seçim insana kalmış…

Bu yazıyla ilgili görüş ve katkılarınızı bize ykslcicek@hotmail.com adresinden iletebilirsiniz.